Aralık 02, 2008, 10:01:14 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 

anasayfayardimaragiriskayit

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Yılmaz Erdoğan şiirlerii
Cevap SayısıCevap Sayısı: 43 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 753 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Yeni Konu Cevap Yaz Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Yılmaz Erdoğan şiirlerii  (Okunma Sayısı 753 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ekim 26, 2007, 10:47:22 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« :»

Acaba?
aşkları da devralır mı
kalp nakli yaptıranlar?
Logged

Ekim 26, 2007, 10:47:46 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #1 :»

Alkol İkindisi
biz ne zaman içsek
köfte geç gelir
ve oturur muhabbetin terkisine
çıplak bir efkar sözcüğü
biz ne zaman içsek
sabah akar meyhanecinin cebine
günde kaç kez öpüşür ki
akrep ile yelkovan
biz ne zaman içsek
iç değilizdir aslında
dışımızda bronz bir
akşam sözcüğü
çırıl bir
efkar sözcüğü
üften püften bir kar beklentisi
delikanlı kıvamında
sevda değilse de
tabansız sevişmelerdeki
el değmemiş pişmanlık
biz ne zaman içsek
iç değilizdir aslında
bu alkol ikindisi şiirde
şimdi burada
açılsaydın
adımın baş harfi gibi
belki ağustos kokardı ağustos
sen...
fikrini ipotek etmiş kiralık sevdalara
seninle boyuna sevilmiş sen
yalanı sevdasından büyük sen
bir bil sen.!
biz ne zaman içsek
seni düşünüyoruz
genzimizde göl göz
yaşları...
biz ne zaman içsek
iç değilizdir aslında...
dışımızda bronz bir izmir akşamı.!

İzmir - Ağustos 1995
Logged

Ekim 26, 2007, 10:48:18 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #2 :»

Anladim
anladim
sabahlari açilir
esnaf çarşilari yeminle
"bedreddinim bir agaca asilir"

anladim
en büyük yalan yemindir
edilir sabahlari
gecesini hatirlamayan esnaflarin

tüm merasimleri gömdüm
ömrümün reklam amaçli takvimlerine
anladim
kimse üzgün degildi
bayraklar yariya indiginde

bir tek el isteyen
yordam ve özür dileyen

anladim
herkese kötü şeyler hatirlatan yüzüm
evet yüzümdü
her görüşmeye taşidigim
kandirilmaya gönüllü bir gönülle
az sütlü neskafelere sigaralar iliştirdim
göz gördüm başka açilara ayarli
uzun bir yüz gördüm
meger filmin sonu diye ayarsiz
fin yazardi se end zamaninda
bir zamanlar
fransizlar hep fransiz kalacaklar
sabah sinemasinda pazarlari

aklimi alip dogdugum evin
müze olma istegine saklayacaklar
ama kavaklar büyüyecek
herkesten gizli boyatmak
bir kavagin becerecegi iştir ancak

anladim ki agaçlar
topraga aci verdikçe büyüyorlar

her pazartesi and içip
cumalari marşa basan
camiler dolusu yemin edip
taburlarca yalan söyleyen
bu toprakta bu agaç
kuruyacaktir elbet

anladim
kimseye aci vermeden
büyünmüyor
namusum ve şerefim ve
çocuklugumun üzerine beton dökerim ki
tüfek filan degil
çimento icat edildi de
bozuldu mertligin mimarisi
esrarli bir ülkeye göçtü sabrin taş ustalari

anladim
alti dükkan olsun istiyor evinin
ve aglamakli bulmuyor apartimanlari
benim taş ustamin karisi
ve her yerde
şube açmak istiyor
iskender kebabini icat eden
büyük iskender’in çocukları
ki gölge filan etmez
yoğurtlu bir ziyafet çekerdi
diyojen’le karşilaşsaydi.

anladim
bursali iskender’in
romalı arkadaşından daha çoktur
uygarlığa katkısı

oysa
bu satırlarla üstünü örten ben
kelimelerle sargı bezi ve
melhem yapan
ozanlığı en çok kendini üzen ben
anladım
sadece öğlenleri açarım yaramı
ve hiçbir yerde şubesi olmaz
bu kanamalı hastanın

anladım.
Logged

Ekim 26, 2007, 10:48:44 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #3 :»

Aşk Hayatı
sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...

"bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu!

Mayıs 1996
Kaynak: Kuzguncuk
Logged

Ekim 26, 2007, 10:49:03 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #4 :»


Başkalaşan Aşk
adini anmak güzeldi
dost agizlarda sana dair cümlelerin
islatilmasi...
adini anmak...
yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel
avuntularina sirt çevirip senden söz açmak...
biraz gülünç, biraz sitemkar...
güzeldi...
adinin türkçedeki yankisi özeldi...

seninle yogurt yemek, kendi Kanlicanli,
sülalesi kandilli yogurtçunun mekaninda...
denize amors durup, yüzüne
cepheden bakmak güneşli bir mavilikte....
güzeldi..

ipe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak,
yüzünde
yüzyillik bir hasreti gidermek güzeldi...

Güzeldi'li geçmiş zamanlari düşünüyorum
şimdi...
cümlelerimiz öznesiz...umursayan yok
Kanlica'daki yogurdu...

ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir
aşkin mührüdür artik...
Logged

Ekim 26, 2007, 10:49:25 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #5 :»

Beyoğlu'ndan Dolmabahçe'ye Taşınan Bir Aralık Akşamı
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün,
yoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe'de çay tadında...
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının...
sanki perdedekine üzülmüş ya da sevinmişsin de
tesadüfen akmış yüzün içime...
Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim seyir defterimde..
ve ben amerikanca bir filmi kürtçe seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Logged

Ekim 26, 2007, 10:49:57 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #6 :»

Bildiğin Gibi Değil
bizi bilirsin
avuçla su içmeyi
marifet biliriz,
yenilmeyi bir de
kendi sahamızda...

bizi bilirsin
saçımızı ıslatmayı fiyaka biliriz.
limonla!
tespih yaparız,
düş kırıklarından...

bizi bilirsin
ağzının içinde oturmak isteriz.
ve rutubetin en yakıştığı yer biliriz
ağzını...

bizi bilirsin,
yaşamak biliriz,
vademiz dolduğunda
avuçlarına gömülmeyi...
Logged

Ekim 26, 2007, 10:50:19 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #7 :»

Büyüyorum
büyüdükçe,
sentetik zamanlara
kangren ayaklar bastım,
izi kaldı
ömrümün...

kara çaldılar yüzüme
bütün kara parçalarında
elbette
"afrika dahil"
parça başı çalışan
kiralık katildi zaman

gülüşüm sivas yangını
ağlarsam kızma...
ölmek bile
yakışıyor bazı adama...

Mayıs 1995
Kaynak: İzmit Turnesi
Yılmaz Erdoğan  |     
Logged

Ekim 26, 2007, 10:50:40 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #8 :»

Cemre
gözüme ilişti gözün
içimde infilak saati!
yasak baktın nikotin sıcaklığıma,
bir sigara daha yaklaşıyor bahar...
ellerin yanında değil,
gemiler kalkıyor avuçlarından
bütün limanlara bir telaş,
yaklaşıyor bahar...
deniz altında bir zindan düşü,
ayıp sarılmalar, lanetli öpücükler
bilinmez bir nemrut esrarı
arkadaş dağlar gibi korkusuz korkular...
kekikler yeşeriyor
yaklaşıyor bahar
bir deliliğin eşiğinde
amansız mekansız
sofrasız
yani aç, ilaçsız
ve
hiçbir şiirin eskitemediği
gözlerin,
gözlerimin önünde
el pençe divan...
bahar damarı çatladı toprağın
bir nefes daha yaklaşıyor bahar.!

Mart 1994
Logged

Ekim 26, 2007, 10:50:59 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #9 :»

Çöl Daha İyi
çöle kıyısı olan kentlerin
limanları sıkılgan olur
kuş uçar gemi geçmez,
kervan zaman içinde.
böyle kentlerde insan
fırtına gibi sever,
sevdiği için ağlamayı.
hangi türküde sevmekten bahsedilse
ben hicaz olurum
elimi ıslatır elinin teri
ziyan olurum
seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım
hangi türküde sevmekten bahsedilse
bu çölde ben
"şair burda yaşadığı kenti çöle benzetiyor" da
bahsedilen şair olurum.!

Kuzguncuk - 1996
Logged

Ekim 26, 2007, 10:51:22 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #10 :»

Duyuru

Sefil bir nazara geldim nargile içinde duman
Baharsız sevişme edasındayım kimsesiz
İzah edemiyor durumumu hiçbir argüman
Ya bitir bu gelişmeyi kökünden
Ya da kısa dalga birşeyler çalınsın
Yine eskisi gibi radyolarda
Hani megahertz filan bazı sırlar veriyordu
Metalik sesleri ve bordroları olan saygın adamlar.

Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
El tutmak yol açıyor diye hesapsız susmalara
Kaldırdık tüm tutuşmaları
Yasak kelime oyunu yapmak
Yalan söylemek mecburi
Ve serbest ayyuka çıkmak
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yasak
Tomurcuklanmak günah
Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak
Kimse ölmesin diye kimsenin aklında
Her sevdalı verdiği sözü geri alacak
Güneşi, ayı hatta hiçbir tabiat olayı
Şahit gösterilmeyecek hiçbir sevdaya
Ne deniyorsa ona atacak kalp
Ve süresi yirmidört saate çıkarılacak
Meskûn mahalde ağlamanın...

"Ne verdin de ne istiyorsun" yazacak ilkokul fişlerinde
Ve her gün
Her sevişmede
Veresiye değil
Peşin satan kazanacak.
Logged

Ekim 26, 2007, 10:51:43 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #11 :»


Gülüşün

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın
sarılışında ne düşler
ne düşükler
sakınamazsın

aynı yolları,
kimsesiz mekanları
birlikte özleme hasreti...
yalnızlığımın dert ortağı gastrit...

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın

bütün iç savaşlarda
rehin alındı bu yürek
kandıramazsın

hangi çekilişin
büyük ikramiyesi bu,
en uzak sevişmelerin
yeni yetme utancı
lakin aşk
biraz da utanmaktır yaşamaktan...
sakınamazsın...
yeni yetmelik işine gelince
o zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçe'de var
bazı dillerde yok

gülüşünde bir mana var
saklayamazsın
kime niyet kime felaket bu aşk
anlayamazsın

ödümüz patlıyor acı çekmekten
oysa
biraz da acıdır
aşkın mayası...
kaçınamazsın...

gülüşündeki manayı saklayamazsın
tutunacak verimiz yok
resmi tutanaklarda

gülüşünde bin yıllık hasret var
saklayamazsın
.........................................

bu yazık karşılaşmanın
alnımıza çakılıyor anafikri :

aşka cesaretimiz yoksa
başka zaman görüşürüz!

Şubat 1994
Logged

Ekim 26, 2007, 10:52:26 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #12 :»

Hepsi Bu

değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:

bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak

şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhaba'yı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar

değişen ben değilim
dönüşen savaş

artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya

yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...

geceler...
yani
Ahmet Haşim'in kafiyeleri...

seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus

bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var...

işte hepsi bu kadar...

Nisan-Mayıs 1994
Kaynak: Berlin - Kuzguncuk
Logged

Ekim 26, 2007, 10:52:47 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #13 :»

Islık
senin sesinle başlayan bir ıslık
kehribar kokusu kulaklarımda
nasıl bir nargile yakmak bu fitil gibi
sarhoşlukta...

kim bu öldürücü musikinin
güftesini gömebilir kuytuluğun makamına
yalnız hicazdı felaket efem saatlerinde
kimi görsem göz yarası yüzümde,
kimi duysam
senin sesinden ıslak bir ıslık
ve ben artık her şarkıda
kendime vokal yapıyorum,
yüzüm gözüm ıpıslık...

Haziran 1995
Kaynak: Ören
Logged

Ekim 26, 2007, 10:53:06 ÖÖ
CiZiR-A BoTaN
Süper Üye
******
Üye No: 561
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5004
Nerden: IrAk_I AcEm.....
Rep Puanı: 138
sєя∂αя

Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #14 :»


İmgesi Kendinden Kalın
orada
bizans
orada
topkapı ve surlar
ve rutubet, aslanım!
şimdiki zamanlarda aklım
geniş zamanlardaki
rehavet!

şiirdik bütün aşkşamları
seninle
saçından bir dal düştü
yüzünün en ıssız yerine

yine sen
ve yine sizlik
sensiz artık bu şehir
faşistanbul!

Nisan 1994
Logged

Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Yeni Konu Cevap Yaz Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir