Aralık 05, 2008, 11:42:32 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 

anasayfayardimaragiriskayit

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Ahmet Haşim'in Hayatı (1884 - 1933)
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 68 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yeni Konu Cevap Yaz Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Ahmet Haşim'in Hayatı (1884 - 1933)  (Okunma Sayısı 68 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Haziran 12, 2007, 11:12:15 ÖS
вέяіŁ χχ
Forum Team
*
Üye No: 1
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6079
Nerden: CeHenNem
Rep Puanı: 101

Üyelik Bilgileri WWW
Online
« :»

Ahmet Haşim'in Hayatı (1884 - 1933)
 
Pek çok âlim yetiştirmiş, eski ve yaygın bir aile olan Âlûsizâde'lere mensuptur . 1894 de İstanbul'a geldi. Ahmed Haşim, babasının Arap vilayetle rinde memurluk yapmasından dolayı İstanbul'a geldiğinde Türkçe bilmiyord u.
Önce Nümune-i Terakki Mektebi'ne (1895) devam etti. Mekteb-i Sultani'ye (Galatasar ay Lisesi) parasız yatılı olarak girdi (1896) ve buradan mezun oldu (1906).

Reji memurluğu, İzmir Sultanisi nde Fransızca öğretmenliği (1907-8), Maliye Mezareti'nde tercümanlık yaptı. I. Dünya Savaşı sırasında ihtiyat zabiti (yedeksuba y) olarak askere alındı. Anadolu'nun çeşitli yerlerind eki askerî birlikler de görev yaptı. Böylece bir nisbette Anadolu'yu tanıma imkânı buldu.

Savaştan sonra Düyûn-ı Umûmiye'de çalıştı. Sanayi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) estetik ve mitoloji dersleri vermeğe başladı. Bu hocalığı uzun seneler devam etti. 1924 yazını Paris'te geçirdi. Fransız sembolist lerinin yayın organı Mercure de France dergisind e "Les tendances actuelles de la literatüre Turque" adlı, Tanzimatt an sonra Türk edebiyatını ele alan bir makalesi yayımlandı (1 Ağustos 1924). Dönüşte Osmanlı Bankası'nda çalıştı. Aynı zamanda Mülkiye Mektebi ve Harp Akademisi'nde Fransızca dersleri verdi ve Sanayi-i Nefîse'deki görevine devam etti. Bu yıllar sanat hayatı bakımından da en hareketli yıllarıdır. 1928 de, hastalığı sebebiyle ikinci defa Paris'e gitti. Dönüşünde sıhhati için daha rahat bir iş; Anadolu Şimendöferleri Şirketi İdare Meclisi azalığı bulmuştu. Hastalığı ilerliyor du. 1932 de tedavi için gittiği Frankfurt'tan iyileşemeden döndü. 4 Haziran 1933 de vefat etti. Mezarı Eyüp'tedir.

Ahmed Haşim'in sanat hayatı Galatasar ay'da öğrenci iken başlar. Burada onun şiir zevkini geliştiren ilk tesir, edebiyat öğretmeni Ahmed Hikmet'ten gelir. Mektep arkadaşları İzzet Melih, Hamdullah Subhi, Emin Bülend ve Abdülhak Şinasi ile beraber bir sanat çevresi teşkil ettiler. Bu çevre içinde Haşim'in ilk şiiri Hayâl-i aşkım 7 Mart 1901 tarihli Mecmua-i edebiye'de çıktı. O yıl içinde aynı mecmuada neşredilen onüç manzumeme sinde Servet-i fünun şiirinin, bilhassa Cenap ve Fikret'in tesiri görülür.

1906-8 yılları Haşim, Fransız şiirini, özellikle sembolist leri ve Batı edebiyatının estetik temelleri ni yakından tanımaya çalıştı. Halid Ziya, Kırk yıl'da, Hâşim'in kendi nesli içinde Avrupa şiirini en iyi araştıran ve bilen bir şair olduğunu söyler. 1908 de İzmir dönüşü Aşiyan, Musavver muhit mecmualarında, şahsiyetini daha çok belirten şiirlerini neşre başladı. Bu tarihten ölümüne kadar şiirlerinin çıktığı diğer dergiler Resimli kitap, Servet-i fünun, Rebab, Dergâh, Yeni mecmua ve Yeni Türk'tür. 1909 da Fecr-i âti topluluğuna katıldı. Ancak, grupla bağı bu topluluğun yayın organı durumunda ki Servet-i fünun mecmuasına şiir vermekle kaldı. Grubun toplantılarından yalnız birine katıldı. Şahsiyet olarak da bu topluluğun dışında olan A. Haşim, ömrünün sonuna kadar da hiç bir akım içinde yer almadı, kendine has bir şiir ve nesir anlayışıyla kendine has bir şahsiyet olarak kaldı.

Ahmed Haşim'in olgunluk devresini teşkil eden şiirlerde, Abdülhak Hâmid'le beraber, bâzı Servet-i fünun şairlerine tesir eden Şeyh Galib'in duygu ve hayâl gücü hissedili r. Gül-bülbül, Leylâ-Mecnun gibi motifler, mum alevinde yanan pervanele r, alevden kadeh ve şarap, hayâl havuzları... Galib'i hatırlatan veya düşündüren imajlardır.

Ahmed Haşim'in, başta Şiir-i kamer'leri olmak üzere birçok şiirlerinde, Bağdad'da geçen çocukluğuna ait hatıraları bulmak mümkündür. Bazen platonik bir aşk olarak da görünen derin bir anne sevgisi, güneşten kaçıp çöle hayat veren geceye sığınma, hastalık ve ölüm gibi motifler çocukluğundan getirdiği, bazan açık, bazan şuur-altında gizlenmiş hatıraların izlerini taşır. Haşim'in sosyal tarafı bulunmaya n şairliği de fıtraten içe-kapanıklığı, çirkinlik ve yabancılık kompleksl eriyle izah edilmelid ir. Ancak, onun şiirinin asıl kaynağını Fransız sembolizm inde aramak lâzımdır. Sembolist şiirle ilk defa, Galatasar ay'da iken, Fransızca bir şiir antolojis inde karşı karşıya gelir. Haşim'in, bilhassa Belçikalı şair Emil Verhaeren hakkında Mussavver muhit mecmuasında neşredilen (1908) bir makalesi, onun sembolist lere ne kadar çok yaklaşmış olduğunu göstermektedir. Aynı mecmuada daha sonra Henri de Regnier'yi, 1927 yılında da Hayat mecmuasında Mallarmé'yi tanıtan birer makalesi çıkar.

1921 de Dergâh'da çıkan "Bir günün sonunda arzu" isimli şiirinin fazla müphem bulunarak tenkit edilmesi üzerine, edebiyatımızda şiire dâir en güzel yazılardan biri olan Şiirde mâna ve vuzuh başlıklı makalesin i yazar. Bu yazı daha sonra Piyale kitabının başına "Şiir hakkında bazı mülâhazalar" adıyla basılmıştır. Hâşim bu makalesin de, şiirde mâna ve açıklık aranmayac ağı, şiirin tasvirî, öğretici veya belâgatçi değil, resulleri n sözleri gibi çeşitli yorumlara müsait, sözden çok mûsikiye yakın bir ifade olması gerektiği üzerinde durur.

Bütün hayatı boyunca 80 kadar şiir yazıp yayınlamış olan Ahmed Haşim bu yazısında ortaya koyduğu tarife, şiirlerinde yaklaşabilmiş midir? Gerçekten de onun birçok şiirleri çeşitli tefsirler e açık kalmıştır. Umumî hatlariyl e bu şiirler psiko-analitik yorumlara muhtaç renkler, müzikalite, derin bir melankoli ve müphemiyet, uzak ve meçhul diyarlar hasreti arzeder. Konturları gölgelenmiş, karartılmış ve silinmiş birer tablo gibidir. Onlarda gerçek değil, sadece intiba verilmek istenmiştir. Buna göre Hâşim'in şiiri sembolist lere olduğundan daha fazla belki empresyon istlere yaklaşmış olmalıdır. Ahmed Haşim'in nesri, şiirinden çok farklı bir karakter gösterir. Şiirindeki müphemiyete, vuzuhsuzl uğa, aşırı santimant alizme mukabil, nesirde açık, berrak, nisbeten sade ve bazan nüktedan, hattâ müstehzi bir ifâdesi ve üslûbu vardır. Onun bu tavrı da gerçekte, "Şiir hakkında bazı mülâhazalar" makalesin de nesirden beklediği vasıflara uygun bulunmakt adır. Gerek fıkraları ve edebî tenkitler i (Bize göre ve Gurabâhâhe-i lâklâkan) gerekse seyahat anektodla rı (Frankfurt seyahatna mesi) kendi nevilerin de muvaffak olmuş ve beğenilmiş nesir yazılarıdır.

hayatını okuyunca,düşüncelerini irdeleyin ce ciddi manada etkilenec eginiz biri ahmet HAŞİM.
Logged

Beni ÜsTadLar YetişTirDi
Şimdi Biz Üstad Yetiştiriyoruz




YouTUbe'a En SAğlam Giriş

Bana iyi rol verin
Amacı var yapılan her eylemin,
Nihayetinde boşa akmasın terin
Hediyesi paketli her emeğin göz nuru
Nedirse ettiğin odur ki bulurun
Galaksilerde raks ederken şuuruna dostum
Hay aksilerde dolup taşar umudum..

Hadi gazla..!                           SaGo

Zor günler bu zor günler de şimdi nerdeler
Kaldık mı biz bize yeteriz kendimize
Geçer bu zor günlerde

Aldırma aldırma
Neler biz neler gördük kimleri biz dost bildik
Yalanmış sözler & yüzler aldırma
Geçer bu zor günlerde

Barış Akarsu


birgunolcakbiliyorum  Embarrassed

http://upload.forumtac.net//load/319335435571148294149dc3f3dbf4c0.jpg
Artık Msn Kullanmıyorum.E-Mail Yada Pm Yolu İle Bana Ulaşabilirsiniz.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yeni Konu Cevap Yaz Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi
Cold-Blue Watson
Pixels:1152 by 864 (32 bit) Windows Xp style
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.455 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu